|
|
|
|
MİTOLOJİK HİKAYELER |
|
|
|
Eros
ve Psykhe |
 |
|
|
Eros annesi Aphrodite gibi dünyaya güzellik ve neşe
getirir, insanların gönüllerini aşk ateşi ile yakar, insanların
mutluluklarını yada sonlarını hazırlardı.
Sırtında bir çift kanadı vardı. Bu kanatlarla uçarak dünyayı
dolaşır geçtiği yerlere çiçek kokuları saçardı.
Eros'un elinde her zaman okları olurdu. Bu oklarla insanları
kalplerinden vurur onları birbirlerine aşık ederdi.
Ve bir gün kendiside bir güzele aşık oldu.
Psykhe (Ruh) bir kralın üç kızının en güzeli idi. Gerçekten o
kadar güzel, o kadar alımlıydı ki görenler onu Aphrodite
sanıyorlar ona tapınıyorlardı.
Aphrodite bir ölümlü ile karıştırılmaktan hiç hoşlanmamıştı. Bu
yüzden bir gün oğlu Eros'u yanına çağırdı ve onu dünyanın en
çirkin erkeğine aşık ederek cezalandırmasını istedi. Eros
annesinin isteğini yerine getirmek için hemen yola koyuldu.
Psykhe'yi bulduğunda, çok gururlu olan ve kimseye aşık
olmamakla övünen bu genç kızı, dünyanın en çirkin, en kötü
erkeğine aşık etmeye niyetliydi ancak kalbini nişan alarak oku
atmak üzereyken Psykhe'nin güzelliği aklını başından aldı. Onu
başkasına aşık etmek isterken kendisi aşık olmuştu.
Psykhe'yi alıp sihirli bir saraya götürdü. Bu saray uyuyan bir
ormanın ortasında kurulmuş, muhteşem fakat ıssız bir saraydı.
Kanatlı güzel delikanlı gece karanlık düştükten sonra kendini
göstermeden saraya giriyor ve sevdiği ile buluşuyordu. Sihirli
sarayda bir insanın isteyebileceği her şey vardı. Fakat
Psykhe'nin tek istediği kendisini deliler gibi seven bu
delikanlının yüzünü görmekti. Fakat Eros bunu kabul etmiyordu,
gece hep karanlıkta geliyor ve güneş doğmadan da gidiyordu,
akşamları sarayda ateş yada mum yakılmasını yasaklamıştı. Psykhe
ne kadar yalvarsa da fayda etmedi.
"Aşkımızın sırrını kalbinde taşıdığın sürece mutlu olacaksın"
dedi Eros "Beni görmeyi aklından bile geçirme, kim olduğumu yada
kimin oğlu olduğumu öğrenme, bilmeden tanımadan beni körü körüne
sev..senden gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak mutlu olma
fırsatnı elinden kaçırma."
Psykhe de bunu kabul etmiş.. Eros'u görmeden kim olduğunu
bilmeden körü körüne sevmişti. Birlikte çok mutluydular ancak
Psykhe'nin kızkardeşleri onların bu mutluluğunu kıskandılar..
Bir gün kardeşlerini ziyarete geldiklerinde ona sevdiği
delikanlının dünyanın en çirkin en iğrenç en vahşi görünüşlü
adamı olduğunu söylediler. Eğer güzel bir delikanlı olsaydı,
sevdiğinden yüzünü gizlemezdi, seni böyle ıssız bir sarayda
tutmazdı dediler. Ona gece sevdiği gelmeden önce yanan bir
lambanın üzerine vazoyu ters çevirip koymasını söylediler.
Böylece Eros uyuduktan sonra vazoyu kaldırıp aydınlıkta onun
yüzünü görebilecekti.
Psykhe merakına engel olamayarak kardeşlerinin dediklerini
yaptı. Yanan lambayı bir vazonun altına gizleyerek sevdiğini
beklemeye başladı. Eros her şeyden habersiz saraya dönmüş
kendini sevdiği kadının kollarının arasına bırakmıştı. Kısa
sürede uykuya daldı. Psykhe Eros uyuyunca gürültü yapmadan
yavaşça yataktan kalktı ve ters çevirdiği vazoyu alarak lambayı
eline aldı, yatağa yaklaştığında gördükleri karşısında hayrete
düştü. Çirkin ve iğrenç bir erkek görmeyi beklerken genç çok
yakışıklı bir erkekle karşılaşmıştı.
Eros'un yakışıklılığı dünyada ki başka hiç bir erkekle
kıyaslanamazdı. Yüzü tarif edilemeyecek kadar güzel bu
delikanlıyı görünce Psykhe'nin ona duyduğu aşk daha da
arttı..sevdiğini alnından öpmek için eğildiğinde elindeki tabağı
düz tutamadığından içinde fitil bulunan lambanın kızgın yağından
bir damla Eros'un çıplak omzuna damladı. Eros duyduğu acıyla
sıçrayarak uyandı. Sevgilisinin kendisini dinlemeyip yüzünü
görmek için ona oyun oynadığını anlayınca hemen kanatlarını açıp
uçarak oradan uzaklaştı. Eros'un gitmesiyle Psykhe için yaptığı
büyülü sarayda bozuldu. Psykhe üzüntüden ne yapacağını bilmez
olmuştu. Hatası yüzünden dünyada her şeyden çok sevdiği kişiyi
kaybetmenin acısıyla yollara düştü Sevdiğini tekrar bulma
ümidiyle tüm dünyayı dolaştı, sayısız yerler gezdi ama bir türlü
Eros'un izine rastlayamadı.
Nihayet dolaşmaktan bitkin bir halde Aphrodite'in sarayının
kapısını çaldı. Onun kendisine acıyıp oğlunun yerini
söyleyebileceğini düşünmüştü ancak Aphrodite ona yardım etmek
bir yana onu bir köle olarak çalıştırmaya başladı.
Zavallı Psykhe sevdiğine ulaşabilmek için buna da razı oldu ve
tek kelime dahi etmeden kendisine emredilen her şeyi yaptı. Eros
için her türlü acıya katlanmaya razı oldu.
Nihayet bir gün Eros'un yanan omzu iyileşti ve kendisine bu
kadar yürekten bağlı olan sevgilisinin kaderini değiştirmek için
Olympos'a gitti. Zeus'un ayaklarına kapanıp Psykhe'nin
kurtarılması ve kendisine eş olarak verilmesi için yalvardı.
Zeus onun tüm isteklerini kabul ederek Hermes'e Psykhe'nin
Olympos'a getirilmesini emretti.
Psykhe tanrılar katına getirildi ve orada hayatta her şeyden
daha çok sevdiği erkekle evlenerek çok mutlu bir hayat sürdü.
|
|
|
|
|
|
|
|