|
Koç takımyıldızı,
Mitolojisinde geçen “Jason ve Altın Post Peşinde” adlı ünlü bir
hikaye ile bağlantılıdır. Hikaye parçalanmış bir ailenin mutsuz
çocukları ile başlar. Phrixus ve kız kardeşi Helle, Boeotia
kralı Athamas ve eşi Nephele’nin çocuklarıdır.
Bulutu simgeleyen varlık olarak Nephele’nin adı, İksion
masalında geçer. İksion, Zeus’un karısı Hera’ya aşıktır.
Muradına ermemesi için Zeus, Hera biçiminde bir bulut yaratır.
Ve İksion’un onunla birleşmesini sağlar. Bu bulut kadın (
Nephele ) Kentaur’ların anası olur. Aristophanes’in “Nephelai”
(Bulutlar) adlı komedyasında bulutlar birer kadın olarak
simgelenmiştir. Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder.
Aristophanes belki de halk masallarından ve onlardan alınmış
motiflerden etkilenmiştir.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır. Daha sonra kral Athamas,
Thebe kralı Cadmus’un kızı Ino ile ikinci evliliğini yapar.(
Bazı kaynaklarda Nephele ölmemiştir. Athamas, Nephele’yi Ino ile
aldatmıştır). Ancak Ino çocuklara tahammül edemez ve onlara bir
tuzak kurar.
Önce Boeotia tarlalarına zararlı bir madde dökerek ürünlerin
zarar görmesini sağlar. Kral ürünlerin zarar görmesinin nedenini
ve ürünlerin nasıl kurtulacağını tanrılara sordurmak üzere baş
danışmanlarını Delphi’ye yollar. Bu arada kraliçe Ino
danışmanlara rüşvet vererek ‘çocukların kurban edilmesi’
yanıtını krala götürmesini sağlar. Kral çocukları kurban etme
konusunda tereddüde düşer. Ama Ino burada tekrar devreye girer
ve yerel rahiplere de rüşvet verir. Tüm rahipler çocukların
kurban edilmesi konusunda ısrar etmeye başlar.
Kral çocuklarını kurban etmek için yakınlarda bulunan bir dağa götürür.
Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten
seyretmektedir. Tanrılardan (Bazı hikayelerde bu tanrının Hermes
olduğu anlatılmaktadır) çocuklarını koruması için altın bir post
yollamalarını diler. Kral tam çocuklarını kurban etmeye
hazırlanırken “Altın Postlu Koç” (Aries) çocukları almaya gelir.
Çocuklar koçun sırtına binerler. Koç onları uçarak Asya’ya doğru
götürür. Ne yazık ki bugünkü Çanakkale boğazı üzerinde küçük
Helle dengesini kaybedip, koçun üzerinden aşağı düşer. Bu
yüzden, Yunan mitolojisinde Çanakkale boğazına ‘Hellespont’
denir. Bazı hikayelerde Helle boğaza düştükten sonra, deniz
tanrısı Poseidon tarafından kurtarıldığı, Poseidon’un Helle’yi
sevdiği ve onunla birleşerek üç çocuk annesi yaptığı anlatılır.
Phrixus, herşeye rağmen yoluna devam eder. Koç onu Caucausus
dağlarında Colchis (Kuzeydoğu Karadeniz bölgesi, Gürcistan)
denen yere bırakır. Phrixus minnettarlığını göstermek için koçu
Zeus’a kurban eder. Koçun altın postunu kutsal meşe ağacına
asar. Altın Post, ağacı saran ve hiç uyumayan dev bir yılan
tarafından (Serpent) korunur. Bu nedenle Zeus Koç’u gökyüzüne
çıkarmıştır. Öykü aşağıdaki şekilde devam etmektedir.
Zeus’a kurban edilen koçun postunun, Phriuxus tarafından Colchis kralı
Aietes’e verildiği de rivayet edilir. Kral Aietes bu eşsiz postu
savaş tanrısı Ares’e adanan bir korulukta saklar.
Hikayenin bu kısmında kendilerine ‘Argonaunt’lar’ diyen ve altın
postu arayan bir grup cesur, güçlü denizci ile liderleri Jason
(İason) devreye girer. Çağının en büyük destansal masallarından
biri olan Argonaunt’lar masalını bize tüm olarak Rodos’lu
Apollonios anlatır. İ.Ö.3. yüzyılda yaşayan Apollonios ünlü bir
mitos yazarıdır.
Adı “hızlı” anlamına gelen Argo gemisi Karadeniz’in Colchis (Gürcistan)
ülkesinde Altın Postu aramaya giden kahramanlar için yapılmış
ellibeş kürekli bir gemiymiş. Gemi, Argos denilen bir usta
tarafından yapılmış. Mitos yazarlarının sefere katılanlar
üzerine verdikleri listeler birbirini tutmamaktadır. Ama
katıldığı konusunda görüş birliği sağlanabilen en ünlü
kahramanlar; Jason, gemici ustası Argos, ozan Orpheus,
Dioskur’lar (bkz. Gemini) Kastor ve Polluks, Herakles, Boreas’ın
oğulları Kalais’le Zetes‘tir.
Seferin nedeni ilginçtir. İolkos kralı Aison tahtını üvey kardeşi
Pelias’a kaptırır. Aison’un oğlu Jason delikanlılık çağına
gelince Pelias’ın karşısına çıkıp tahtı geri ister. Pelias ondan
kurtulmak için önce Colchis’e gidip, Phrixus’un orada bıraktığı
altın postu getirmesini buyurur. Jason bu sefere çıkmak zorunda
kalır. Yunanistan’da ne kadar gözü pek, atılgan, yiğit varsa
hepsini toplar. Zeus’un kızı bilge tanrıça Athena’nın yardımıyla
büyük usta Argos’a bir gemi yaptırdıktan sonra, yola çıkarlar.
Yolculuk sırasında meydana gelen (konu bütünlüğü açısından burada
ayrıntıya girilmesi uygun değildir) birçok olaydan sonra
Argonaunt’lar, altın postu geri istemek için kral Aietes’in
karşısına çıkarlar. O sırada kralın kızı Medeia, Jason’u görür.
Delicesine bir aşkla ona tutulur. Güçlü bir büyücü olan Medeia
bundan böyle Argonaunt’ların ve Jason’un bütün işlerini eline
alır. Kral Aietes görünüşte altın postu vermeye razıdır. Ama
önce Jason’un bir ejderi öldürmesini, ateş püsküren tunç ayaklı
iki boğayı boyunduruğa koşmasını ister. İstekleri bu kadarla
kalmaz. Boyunduruğa koştuğu iki boğa ile ejderin dişlerini
toprağa dikmesini de şart koşar. Jason ister istemez bu
koşulları kabul eder. Büyücü prenses Medeia, Jason’a kendisini
eş olarak alması halinde yardımcı olacağını i
söyler. Sonra yiğit Jason’a büyülü bir merhem hazırlar. Ve “-Bu
merhemi süren bedene silah işlemez, gün boyunca ne yaralanır ne
de ölür. Ejderha’nın dişlerini toprağa ektikten sonra topraktan
silahlı adamlar çıkacak, bu adamların aralarına bir taş attığı
takdirde kendi aralarında kavgaya tutuşacaklar ve birbirlerini
öldüreceklerdir” şeklinde tavsiyede bulunur. Herşey Medeia’nın
dediği gibi olur. Jason boğaları boyunduruğa sokmayı, ejderin
dişlerini tarlaya ekip, topraktan çıkan silahlı adamları
birbirlerine öldürtmeyi başarır.
Ne var ki Aietes, yine de altın postu vermeye razı olmaz. Argo
gemisini yakmaya ve Argonaunt’ları öldürmeye kalkışır. Ama
Jason’a aşık olan Medeia hızlı davranıp, Jason’la elele vererek
altın postu Serpenten çalmayı başarır. Ve Argo gemisiyle yola
çıkarlar. Medeia babasının kendilerine yetişememesi için korkunç
bir plan yapmıştır; yanına aldığı küçük kardeşi Apsyrtos’u kesti
ve parçalarını yol boyunca serperek uzaklaştılar. Arkalarından
gelen Aietes’le adamları Apsyrtos’un parçalarını toplamakla
vakit kaybettiler, bu yüzden Argonaunt’lara yetişemediler.
Jason ve Argonaunt’lar, altın postu amcası Pelias’a vermek üzere İolkos’a
dönerler. Babası Asion’un öldüğü haberini alan Jason, amcası
Pelias’ın da tahtı geri vermeye hiç yanaşmadığını görür. Burada
Medeia’nın tüyler ürpertici bir oyunu yer almaktadır. Pelias’ın
kızlarıyla arkadaşlık kuran büyücü Medeia, ihtiyarlamakta olan
babalarını gençleştirmenin çaresini kendilerine öğreteceğini
söyler. Ve örnek olması bakımından yaşlı bir koçu alıp keser.
Kestiği koçu büyülü otlarla kaynayan bir kazana atıp, körpe bir
kuzu çıktığını gösterir. Pelias’ın kızları büyücü Medeia’ya
inanarak babalarını öldürüp kazana atarlar. Pelias’ın
dirilmediğini görünce çılgına dönerler ve yurtlarından
sürülürler.
Jason ve Medeia bu suçu işledikten sonra Pelias’ın oğlu tarafından
İolkos’tan kovulurlar. |