|
|
|
|
ANTİK ÇAĞ MİTOLOJİSİ |
|
|
|
MİTOLOJİ NEDİR ? |
|
Mitoloji kelimesi, yunanca mythos ( masal - hikaye ) ve logos ( söz ) kelimesinden
yapılmıştır. Mitoloji; çok ski zamanlarda gelmiş ve yaşamış olan
ulusların inandıkları tanrıların, kahramanların,
devlerin ve perilerin hayat ve bahseden
hikayelerdir. Her toplumun kendine özgü bir mitoloji maceraları vardır. Ve temsil ettiği
topluluğun aynası gibidir. Mitolojiler toplumdan topluma farklılık
gösterdiği gibi ortak yanlarda çok bulunmaktadır. Mitolojide geçen
öykülerin hepsi hayal ürünü değildir. Birçok mitolojide geçen
tufan olayı, yapılan kazı ve araştırmalar sonuçu gerçek olduğu
ispatlanmıştır.
Mitolojilerin en güzeli olarak olarak kabul edilen klasik mitoloji ( Greek
mitoloji ) deki öykülerin tamamına yakın bir bölümü ya Anadolu da
geçmektedir, yada anadolu ile ilintilidir. |
|
|
|
BÖLGEMİZDE GEÇEN
MİTOLOJİK ÖYKÜLER |
|
DİDİM ADI
NEREDEN GELDİ |
|
Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce, Apollon Tapınağının
bugünkü yerinde kutsal sayılan defne ağaçlarından bir koruluk, su
kaynağı ve bir kuyu vardı. Tanrı Zeus , karanlık gece ( leto
' yu ) burada görmüş, ve iki tanrı birbirinden hoşlanarak bu
korulukta sevişmişler, Leto ikiz çocukları Apollon ve Artemis'e
hamile kalmıştır. Bu ikiz tanrıdan dolayı bu bölgeye ikiz anlamına
gelen " Didymos " sözcüğünden türeyen
Didyma - Didim adı verildiği kabul edilir |
|
|
|
APOLLON TAPINAĞININ KURULUŞU ve BRANKHOS |
|
Brankhos bugünkü Didim bölgesinde çobanlık yapan Miletli
yakışıklı bir gençti. Çobanlık yapmasına rağmen aslında asil bir
aileden geliyordu. Annesi ona hamile iken bir gece rüyasında güneş
ışığının boğazından girip karnından çıktığını görmüş ve bilicilere
danışmıştı. Bilicilerde boğaz anlamına gelen Brankhos ismini
doğacak coçuğuna vermesini öğütlemişlerdi. Yine birgün dağda
sürülerini otlatırken, Tanrı Apollon Brankhosu görmüş, kendine
benzettiği bu gençten hoşlanarak ona bilicilik öğretmiştir.
Bilicilik sırlarına ulaşan Brankhos, Tanrı Apollon adına öteden
beri bilinen ve kutsal sayılan , bugünkü tapınağın yerinde bir
tapınak inşa etti. Bu tapınak zamanla antik dünyanın
en tanınan bilicilik merkezi haline geldi. Tapınağın kurulduğu
yerde çok eskilerden beri, Apollon'un kutsal ağaçı olan
defne ağaçlarından oluşan bir koruluk, pınar ve bir kuyu vardı.
Brankhos kurduğu tapınağın yöneticiliğini yapmış ve daha sonra
onun soyundan gelenler " Brankhoslar " adıyla birkaç yüzyıl bu
görevi devam ettirmişlerdir. Bir dönem Didyma , Brankhidai olarak
adlandırılmıştır. |
|
|
|
PRiENE' Li BiAS
ve KROiSOS
|
|
Kroisos (
Karun ) Lidya kralı olunca ; Anadolu' daki bütün kentleri
kendine bağladı. Ege adasındaki bütün adaları da kendine bağlamak
için gemiler yaptırmaya başladı. Bu sırada aynı bölgeden geçmekte
olan Priene'li Bias kralı ziyaret etti. Kral ona adalar için
gemi yaptırdığını anlatarak , adalılar hakkında bazı sorular
sordu. Bias adalıların onbin at yetiştirmeye başladıklarını ve
bunlarla Lidya'ya saldıracaklarını söyledi. Kral bu sözler
üzerine hem şaşırdı hemde keyiflenerek gülmeye başladı. Bunun
üzerine Bias; " kralım siz adalıların at yetiştirip
saldıracaklarınıza gülüyorsunuz, adalılarda sizin gemi
yaptırmanıza gülüyor ve sizi bekliyorlar " dedi.
Kafası karışan kral gemi yaptırmaktan ve adalara saldırmaktan
vazgeçmiştir. |
|
|
|
MİLET' İN KURULUŞU |
|
Birinci
rivayet : Atina kralı Kodros'un oğlu Nelesus, yeni bir kenti
nasıl ve nerede kuracağı konusunda tanrılara danıştı. Tanrılar ona
yeni kentini , bir kızın suyu toprakla karıştırdığı yerde kurmasını
öğütlediler.
Nelesus, yollara düştü. Yeni kenti kurmak için heryeri dolaşmaya başladı.
Batı anadoluda Menderes nehri kenarında genç bir kızın suyu toprakla
karıştırdığını gördü. Heyecanla ona ne yaptığını ve kim olduğunu
sordu. Kız, isminin Kaeira olduğunu , babasıyla birlikte çömlek
imalatı yaptıklarını anlattı. Tanrıların buyruğunu hatırlayan Neleus,
aradığı yeri bulduğunu anlamış ve yeni kent olan Milet'i burada
kurmuştur.
İkinci
rivayet : Girit kralı Minos'un kızı Akakalis ( Deione ) , Tanrı
Apollona gönül verdi. Ondan Amphimemis, Garamas, Miletos adında üç
oğlu oldu ve babasının korkusundan oğlu Miletos' u ormana bıraktı.
Tanrı Apollon oğlunu kurtlara emanet etti ve Miletos'u kurtlar
besledi. Bir zaman sonra Miletos'u çobanlar bularak evlatlık
edinerek yanlarına aldılar. Yıllar sonra Miletos büyüdü , yakışıklı
ve çok zeki biri olarak üne kavuştu. Kral Minos, onun Miletos
olduğunu anladı ve öldürmeye çalıştı. Miletos bunun üzerine Giritten
Anadolu'ya kaçarak Menderes nehri yakınlarında Milet kentini kurdu.
Menderes nehir tanrısının kızıyla evlenerek hayatına devam etti. |
|
|
|