Antik
Çağ yazarları o dönemin zengin ve önemli kentleri arasında Tralleis
kentini de saymaktadırlar.
Kentin ticaret yolları üzerinde yer
alması, coğrafi konumu ve bereketli Menderes havzasına sahip olması
bu kadar zenginleşmesine olanak sağlamıştır.
Amazon savaşçılarından Tralla’nın kenti kurduğu rivayet edilir.
Fakat yapılan araştırmalar sonucunda kentin Dor Göçleri sırasında
yurtlarından olan Trakyalılar tarafından kurulduğu saptanmıştır.
Kentin erken dönemleri hakkında pek fazla bilgi yoktur. Xenephon’un
yazmış olduğu Hellenika ve Anabasis adlı eserler kent hakkında bilgi
veren ilk yazılı kaynaklardır.
Perslerin M.Ö. 546 yılında
Lydia’lıları yenilgiye uğratıp Anadolu’nun tamamına hakim
olmalarının ardından Tralleis Batı Anadolu’da kurulan Karia
Satraplığına bağlı bir merkez haline gelmiştir.
M. Ö. 334 yılında
Makedonya Kralı Büyük İskender’in Perslileri yenilgiye uğratarak
Anadolu’ya girmesiyle beraber kent gönüllü olarak Makedonyalıların
egemenliği altına girmiştir.
Büyük İskenderin’ in ölümünün ardından
komutanları arasında başlayan iktidar mücadelesi sırasında Tralleis
sık sık el değiştirmiştir. M. Ö. 281 yılındaki Kurupedion savaşı
sonucunda kent Seleukhos Krallığına bağlanmıştır.
Kent Seleukhos’ların egemenliğine girdikten kısa bir süre sonra Seleukeia
adını almıştır. M. Ö. 188 yılında Seleukhos Kralı III. Antiochos’un
Pergamonlıların ve onların müttefiki Romalılara karşı başlattığı
ünlü savaşta Tralleis Seleukhos’ları desteklemiştir. Bu savaşı
Pergamon-Roma ittifakı kazanmıştır. Savaşın sonucunda Tralleis
Pergamon krallığına bağlanmıştır.
M.Ö. 188- M.Ö. 133 yılları arasında Tralleis kenti Pergamon Krallığı’na
bağlı olarak kalmıştır. Pergamon Krallığına bağlı olduğu bu dönemde
kent her alanda en parlak dönemini yaşamıştır. Kent bu dönemde
ekonomik anlamda da rahatlamış, çok iyi nitelikli ve kaliteli
cistophorlar basmaya başlamıştır. Son Pergamon kralı olan III.
Attalos’un vasiyet olarak bütün Pergamon Krallığı topraklarını Roma
İmparatorluğu’na bırakması sonucunda Tralleis M.Ö. 129 yılında Asia
Eyaletine bağlanarak prokonsüllerce yönetilmeye başlanmıştır.
M. Ö. 89 yılında Pontus Kralı IV. Mithridates Roma İmparatorluğuna karşı
ayaklanmış, bu ayaklanmaya birçok kent gibi Tralleis’te katılmıştır.
Tralleis’te yaşayan Romalılar ve Roma taraftarı olan kişiler
Mithridates’in askerleri tarafından Konkordia Tapınağına toplanarak
vahşice öldürülmüşlerdir. Bu isyan hareketini bastırmak için Roma
Sulla komutasında bir orduyu Anadolu’ya yollamıştır. Sulla isyanı
bastırmış, Tralleis’inde yer aldığı isyana katılan kentler 5 yıl
boyunca ağır vergiler ödemeye mahkum edilmişleridir
Romalı yöneticiler Pompeius, Caesar ve M. Antinous dönemlerinde kent eski
parlak günlerine tekrar dönmüştür. Roma Cumhuriyet Döneminde iyice
gelişen ve ün yapan Tralleis, Cicero ve Strabon’unda bahsettiği gibi
zengin, kültürlü ve değerli çok sayıda insanın yaşadığı bir kent
olmuştur.
Romalı yöneticiler Pompeius, Caesar ve M. Antinous dönemlerinde kent eski
parlak günlerine tekrar dönmüştür. Roma Cumhuriyet Döneminde iyice
gelişen ve ün yapan Tralleis, Cicero ve Strabon’unda bahsettiği gibi
zengin, kültürlü ve değerli çok sayıda insanın yaşadığı bir kent
olmuştur.
Roma İmparatoru Augustus Döneminde M. Ö. 26 yılında yaşanan büyük
depremde Tralleis kenti çok büyük bir tahribata uğramıştır. İmparator
Augustus kentin tekrar inşa edilmesi için büyük yardımlarda
bulunmuştur. Bu tarihten itibaren kentin adı Augutus’a olan
minnetarlığı göstermek için Caesara olarak değiştirilmiştir. Roma
İmaratoru Traianus dönemine kadar kentin adı Caesara olarak kalmıştır.
M. S. 129 yılında Roma İmparatoru Hadrianus kenti ziyaret etmiştir.
Roma İmparatorluk Dönemi içerisinde imar ve onarım faaliyetleri devam
etmiş, kent o dönemin en önemli kentlerinden biri konumuna ulaşmıştır.
Tralleis’in Flavius’lar Döneminden sonraki geçmişi hakkında sikke ve
yazıtlar dışında pek fazla bilgi yoktur.
Tralleis Bizans İmparatorluğu Döneminde Anadolu Patriğine bağlı olarak
yönetilmiştir. 1259-1282 yılları arasında Bizans İmparatorluğu yapmış
olan Andronikos Plailogos kenti tekrar kurmuştur.
Aydın ve çevresinde M. S. XI yüzyıldan itibaren Türk varlığı
bilinmektedir. Aydınoğulları Beyliği zamanında yerleşim antik kentin
güneyine kaymış ve kentin adı Güzelhisar olarak anılmaya başlamıştır.
Kent XV. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir.
20 Eylül 1899 yılında meydana gelen ve bütün
Batı Anadolu’yu etkileyen 9 şiddetindeki deprem sonucunda kent büyük
ölçüde tahrip olmuştur.
Antik kente yöre halkı Üçgözler diye
de hitap etmektedirler |