|
Myndos, Bodrum yarımadasının batı ucunda,
bugünkü Gümüşlük beldesinin yanındaki Bozdağın üzerinde
kurulmuştur.
Myndos sözcüğü etimoloji yönünden incelendiğinde “Ana Tanrıça’ya
Tapınma” anlamına gelir. Aynı zamanda Luwi dilinde de buradan
“Munda” olarak söz edilir. Ayrıca Herodotos’da da bir ilk çağ
kenti olarak ismi geçer. Myndos’un arkasındaki tepelerde, uzun
burnun ucunda gümüş ocakları bulunuyordu. Daha sonra buraya
verilen Gümüşlük ismi bu maden ocaklarından kaynaklanıyordu.
Tarihçi Pausanias’a göre Halikarnassosla beraber Troizen kökenli
göçmenlerce kurulmuştur. Plinius ise Eski Myndos diye
adlandırdığı alanda Leleg yerleşimi olduğunu söyler. Aslında
Myndos’un ilk sakinleri Leleglerdir. M.Ö.IV.yy. da Pers Satrabı
Mausollos’un Halikarnassos’a taşımadığı iki Leleg yerleşiminden
biridir. Attika-Delos Deniz Birliğinin ilk üyelerinden biri olan
bu kent birliğe on ikide bir talent ödeme yapmıştır. Mausollos
kenti biraz daha kuzeye taşımış ve adeta yeniden inşa etmiştir.
Herodotos’dan öğrendiğimize göre İonia’lıların Perslere karşı
başlattığı ayaklanmaya bir gemi vererek katılmışlardır. Ayrıca
Büyük İskender’in ordularına karşı tek başına karşı koymasıyla
ünlenmiştir. Büyük İskender Karia’yı ele geçirdikten sonra
komutanlarından Ptolemaios ile Asandros M.Ö. 333’de yörenin Pers
komutanı Orontabates’i ağır bir yenilgiye uğratmıştı.
İskender’in ölümünden sonra generallerinden Ptolemaios’un
Mısır’da kurduğu Ptolemais hanedanının egemenliğinde kalmıştır.
Roma’nın Burasını ele geçirmesinden sonra M.Ö. 197 de Rodos’un
idaresine bırakılmış,ardından da özgürlüğüne kavuşmuştur. Kısa
bir süre sonra da kent göçler nedeniyle terkedilmiştir. Kent II.yy.
ın başında kendi adına sikke basmıştır.
Hıristiyanlık döneminde “Amyndos” olarak adlandırılan bir
piskoposluk merkezi olmuştur.
Mausolos zamanında kurulan Yeni Myndos’un kalıntılarından kaya
mezarları, sur duvarları, tiyatro ve stadium’un olduğunu eski
kaynaklardan öğreniliyorsa da bunlardan yeterli bir iz günümüze
ulaşamamıştır.
Günümüzde Gümüşlük beldesinin altında antik Myndos’un kalıntıları
bulunmaktadır. Nitekim Gümüşlük’deki birçok evin duvarlarında
Helenistik döneme tarihlenen sütun başlıkları, mimari parçalar
kullanılmıştır. Mausolous’un liman kenti olan Myndos’un liman
taşlarından yararlanılarak Romalılar kuzey-batıya askeri bir
liman yapmışlardır. Bu limanın yapımında çevreden getirilen
topraklarla dolgular yapılmış, üzeri de Koyun Babadan çıkarılan
yeşil granitlerle kaplanmıştır. Oldukça kaliteli mermerlerden
yapılmış sütun kaideleri bugün de dikkati çekmektedir. Beldenin
içerisindeki küçük dalga kıranın bulunduğu adadaki kalıntılar
görülebilmektedir. Bunun yanı sıra Gümüşlük’ün kuzeyindeki
Dönmez Burnu ile İnce Burun arasında da antik çağın ev
kalıntıları dikkati çekmektedir. Kenti çepeçevre kuşatan surlar
yıkılmış olmasına karşılık yine de bazı kalıntıları
görülebilmektedir. Bu surları Mausolos’un inşa ettirmiş olması
kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca yarımada üzerinde Leleg suru
denilen kiklopik teknikte duvarlardan bazı parçalar
görülmektedir Antik kentin kalıntıları daha çok Karatoprak
(Turgut Reis) ile Gümüşlük arasındaki yolun üzerinde, denize 1
km. uzaklıktaki Bozdağ’ın tepelerinde görülebilmektedir. Bu
kalıntılar dışında yöredeki yüzey araştırmalarında çok yaygın
biçimde çanak-çömlek parçalarına rastlanmıştır. |