|
Çeşme'ye
yaklaşık 26 km mesafede, bugünkü Ildırı
Köyünde yer almaktadır.
Erythrai antik kenti, Pausanias'ın yazdığına göre Eritrai Rhadamanthys'in
oğlu, adı "kırmızı" anlamına gelen Erythros'un önderliğinde
Giritler tarafından kurulmuş. Burada aynı zamanda Lykialılar,
Karialılar ve Pamphylialılar da oturmuşlar. Erythrai kentinin
efsanevi Atina kralı Kodros'un soyundan gelen Kleopodos ya da
Knopos yönetimindeki İonialı Kolonistlerle güç kazanıp
geliştiğini Pausanias bildirmekte. İona kentleri arasındaki
güçlü siyasal birliği oluşturan ve M.Ö. 9.yy.da kurulan
Panionion'a Erythrai de üyeymiş. M.Ö. 560 tarihlerinde Erythrai,
Lydia egemenliğine girmiş ve M.Ö.545'ten sonra Persler yönetimi
ele geçirmiş. Kent alanında Athena Tapınağı kalıntıları, kilise,
tiyatro, devlet agorası, tapınak biçimli mezar anıtı, Helenistik
çağı villası, Roma villası, Megaron biçimli evler, Herakles
tapınak yeri kent duvarları da görülebiliyor.
M.Ö. 335 yılında 10 bin kişilik inşa edilen Erythrol
Tiyatrosu'nun iskeleti, 65 -76 yılları arasında Cevdet
Bayburtluoğlu, 77- 83 yıllarındaysa Ekrem Akurgal hocanın
çalışmalarıyla ortaya çıkarılmış. Günümüzde kalıntılar, soyunma
odaları, sunak görülebilecek yerler arasında yer alıyor. Antik
kentte yapılan gezi sırasında Athena Tapınağı duvarlarıysa
Arkaik Devri panogral yapı, çok köşeli duvar taşları ile inşa
edilen depreme dayanıklı, yıllara meydan okurcasına hala ayakta
duruyor. Antik kent akropolünde M.Ö. 6. yy da Athena Tapınağında
bronz kadın heykeli bulunmuş. 80 cm boyundaki heykel, İzmir
Arkoloji Müzesi'nde sergileniyor.
Erythrai sahilinde yer alan görkemli mozaikler ise büyük bir
yapının tabanına döşenmiş. Üç panonun kapalı birinin açık olduğu
mozaikler saray kalıntısı yanında, kenti çevreleyen dört
kilometrelik duvarın bir bölümü ve hamam kalıntıları da
görülebiliyor.
12 İyon Devletinin önde gelenlerinden olan
Erythrai'de; Athena Tapınağı, Helenistik Roma dönemi villaları,
tiyatro, surlar, su kemerleri, tapınak biçimli mezar anıtı
görülebilecek kalıntılardır.
M.Ö.
6.yüzyılda önemli yerleşim kentlerinden
birisi durumunda olan Erythrai, Başta
Mısır, Kıbrıs , Batı ülkeleri ve bir çok
yerleşim birimi ile ilişkiler kurduğu ve
ticaret yaptığı bilinmektedir. Kentin orta
bölümündeki tepede bugün kalıntıları
bulunmakta olan Akropol mevcut idi. Bu
bölgede yapılan kazılarda Athena Pallas
Tapınağı'na adak olarak sunulmuş heykeller bulunmuştur.
Buluntular içinde en önemlisi Arkaik devrinden kalma bir kadın
heykelidir ve halen İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
Kenti karadan çeviren surlar iyi korunmuştur. İon, Hellen ve
Roma dönemine ait kalıntılar olan Erythrai'de Devlet Agorası ve
kutsal alan Herakleion henüz kazılmamıştır. Bölgeye asıl
yerleşim, MÖ 12-11. yüzyıllarda, Anadolu' da Hitit uygarlığının
sona ermesinin ardından Aka göçleri ve sonrasında "Aiolya" ve
"Ionia" bölgelerinin kurulması ile daha bir belirginleşmektedir.
Bunlar bazı Ege Adalarını da [Sakız(Khios) ve Sisam(Samos)
gibi...] içine alan bölgelerdir. Bu sırada 12 çok önemli Ion
kenti kurulmuştur. Bunlar; güneyde letos, Myus, Priene, orta
bölgelerde Ephesus (Efes), Kolophon, Teos ve Lebedos, kuzeyde
ise Erythrai (Ildırı), Klazomenai, Phokaia (Foça) ile Samos ve
Khios Adaları' dır. Bu kentlerden Erythrai' nin toprakları
içinde, o dönemde "Mimas" olarak bilinen Karaburun Yarımadası da
yer almaktadır. Erythrai zamanın en önemli ve zengin
kentlerinden birisidir. Zenginliğinin yanında bu çağda Erythrai'
nin ünlenme nedenlerinden birisi de, tanrıların sözcüsü olarak
kabul edilen ve "Sibylline Kahinleri" diye adlandırılan
kişilerden en önemlilerinden birisinin burada yaşamış olmasıdır.
MÖ 5. yüzyılın sonlarında Erythrai, Pers İmparatorluğu
egemenliğine girmiş, ve MÖ 334 yılında Büyük İskender' in
Persleri yenmesiyle tekrar bağımsızlığına kavuşmuştur. MÖ 133'
de Bergama Krallığı' nın Roma İmparatorluğu' na bağlanmasıyla
Erythrai de Roma topraklarına katılmıştır. Daha sonrada Doğu
Roma kenti olmuştur. |