|
Efes ( Ephesus ) |
|
Güncelleme : 15 - 01 - 2012 |
 |
 |
|
|
|
Efes Antik
Kentinin tarihi M.Ö. 6000 yıllarına
yani Neolitik dönem olarak adlandırılan
Cilalı Taş Devri’ne kadar uzanmaktadır. Son
dönemlerde yapılan araştırmalarda Efes
çevresindeki höyükler ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çağları ve
Hittitler’e ait yerleşimler bulunmuştur. Hitit
Dönemi’nde kentin adı Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında
Yunanistan’dan gelen kolonilerinde yerleşmeye başladığı liman
kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine
taşınmıştır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in
generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında
kurulmuştur. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli
dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en
büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa ulaşmıştır.
Efes, Bizans döneminde sahillerinin dolması sebebi ile tekrar yer değiştirmiş ve ilk kurulduğu
yer olan Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne taşınmıştır. 1330
yılında Türkler tarafından alınan ve Aydınoğulları’nın
merkezi olan Ayasuluk, 16.Yüzyıl’dan itibaren giderek
küçülmeye başlamış, 1923 yılında Cumhuriyetimizin
kuruluşundan sonra Selçuk adını almış ve bugün 30.000
kişilik nüfusa sahip turistik bir yerdir.
Antik dönemin en önemli merkezlerinden biri olan Efesus, İ.Ö.
4.bine dek giden tarihi boyunca uygarlık, bilim, kültür ve
sanat alanlarında her zaman önemli rol oynamıştır.
Doğu ile Batı (Asya ve Avrupa) arasında başlıca kapı
durumunda olan Efes önemli bir liman kenti idi. Bu konumu
Efes’in çağının en önemli politik ve ticaret merkezi olarak
gelişmesini ve Roma Devrinde Asia eyaletinin başkenti
olmasını sağlamıştır.
Ancak, Efes antik çağdaki önemini yalnızca büyük bir ticaret
merkezi olarak gelişmesini ve başkent oluşuna borçlu
değildir. Anadolu’nun eski ana tanrıça (Kybele) geleneğine
dayalı Artemis kültünün en büyük tapınağı da Efes’de yer
alır. Bu tapınak dünyanın yedi harikasından biri olarak
kabul edilir. |
|
|
 |
|
 |
| |
|
|
 |
|
 |
| |
|
|
|
Hellenistik
Tiyatro
Efes’in en büyük ve görkemli yapılarından biridir. Oturma sıraları
büyük ölçüde hasarlı olmasına karşın hala büyüleyici bir etkiye
sahiptir. Bugün tamamıyla meydana çıkarılmış olan kalıntıları ve
çok iyi korunmuş sahne binası ile arkeologların ilgisini çekmeye
devam etmektedir.
Tiyatro binasının bugün görünen kalıntıları esas itibariyle
İmparator Klaudius (M.S. 41–54) zamanında başlamış ve İmparator
Trajan (98–117) devrinde tamamlanmıştır. Dekoratif öğeleri oldukça
zenginleştirilen Tiyatro binası aslında Helenistik Dönem’in en
güzel mimarî eserlerinden birisidir. İmparator Nero zamanında
yapımına başlanan sahne binası, M.S. 2. yüzyılın ortalarında göz
alıcı süslemeleriyle birlikte tamamlanmıştır.
24.000 kişi kapasiteli dev tiyatro binası 145 metre genişliğinde
ve 30 metre yüksekliğindedir. Oturma yerinin en üst kısmına
sütunlu bir kısım eklenmiş ve böylece tiyatronun akustiği
arttırılmıştır.
M.S. 262 yılındaki depremde zarar görmüş olan tiyatro
binası, daha sonraki yıllarda başka bir deprem sonucu en üst
kısımlarını tamamen yitirmiştir. Bu zamanlarda tiyatronun kullanım
amacı tamamen değişmiş, vahşi havyan dövüşleri ve gladyatör
müsabakaları için kullanılan bir yer haline gelmiştir |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Celsus Kütüphanesi
Celsus Kütüphanesi, hem bir kütüphane binası, hem de Roma
İmparatorluğunun Asya Eyaleti Başkomutanı Gaius Julis Polemaeanus’un
kahramanlık anıtı olarak kullanılmıştır. Yapılan
kazılarda, Partlılara karşı kazanılan zaferin onuruna dikilmiş olan
bir anıta ait kabartmalar bulunmuştur.
Kütüphaneyi yaptıran Gaius Julius Aquila’nın, yapının bakımı ve
kitapların temin edilmesi için o dönemde bıraktığı 25.000 denarius
tutarındaki maddi destek, bu yapıya verilen önemi göstermektedir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Ticaret Agorası
III. Efes’in kurucusu Lysimakhos M.Ö. 3. yüzyılın başlarında kentin
yerini değiştirdikten sonra, yazılı belgelerde Tetragonos Agora ismi
ile geçen ticaret agorasını olasılıkla eski yerleşme ve kutsal yol
üzerine inşa ettirmiştir. Bunu kanıtlayan Hellenistik Dönem’e ait
mahsen ve sütun sıralarına ait izler batıda bulunmuştur. M.Ö. 1.
yüzyıl sonlarında genişletilerek yeniden düzenlenen agora dört yanı
iki galerili, 112 m. uzunlukta stoalarla çevrili kare planlı ve kapalı
bir meydan halini almıştır. Limana direkt olarak bağlantılı olan
agoranın doğusu hariç diğer üç cephesinde anıtsal kapıları vardır. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
Domitian Tapınağı Tarih
boyunca Efes, dört kez Neokoros , yani imparator sahibi tapınağı yada
bekçisi olma hakkını elde etmiştir. İlkçağda, bir imparator tapınağına
sahip olmak, onun bekçilik görevini üstlenmek , kentler arasında çok
onurlandırıcı bir ayrıcalıktı.
Efes’e
bu hak ilk kez İmparator Domitian (M.S.81- 96) tarafından tanınmıştır.
Domitian Meydanı’nın güney kenarındaki 50x100 m. ölçülerindeki düz
teras üzerine oturtulan tapınaktan günümüze fazla bir şey kalmamıştır
Buna karşın temel kalıntılarından yapının konumu hakkında bilgi
edinilmektedir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Memmiyus
Anıtı
3.yüzyılda Büyük Roma’nın diktatörlerinden birisi olan Sulla’nın
torunu C.Memmius adına onursal bir yapı olarak dikilmiştir.
Yeni yapılan araştırmalarda bu yapının iki katlı olduğu, alt katta
yarım daire şeklinde yapılmış olan girintilerin doğu, güney ve batı
taraftaki bentlere uyumlu olarak yapıldığı ve girintilerin üzerinde
bulunan kemerlerin karyatidler tarafından desteklendiği anlaşılmıştır.
Birinci katın baştabanına, hem Latince hem de Yunanca olarak kazınmış
olan yazıt; bu yapıya ismini vermiştir.Yapının doğu ucunda bulunan
Latince bir yazıtta “Kaius Memmiyus, kurtarıcımız, Kaius’un oğlu,
Cornelyus Sulanın torunudur” yazmaktadır.
Memmiyus ailesinin fertlerine ait olan ve de bu
kişilerin bireysel özelliklerinin kişileştirilmiş olarak heykel haline
dönüştürüldüğü örnekler yukarı katta bulunan üç adet galerideki,
sütunlar arasında yer almıştır. Figürlerden bazıları Memmiyus’a,
babası Kaikus ve büyükbabası diktatör Sulla’ya ait başlık giyen
askerleri temsil etmektedir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
Yamaç Evler
(Zengin Evleri)
Kentin merkezinde olmaları bu evlerin özel ve seçkin kişilere ait olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Efes’in bu
kesiminde yer alan evlere “Zengin Evleri” ya da “Yamaç Saray” da
denilmektedir.
Merdivenli yollara her terastan bir evin kapısı açılır. Hepsi peristylli
(ortadan küçük avlulu) olup, odalar bu avlu çevresinde dizilmişlerdir.
Çoğunluğu üç katlı olan bu evlerin ortasındaki bu peristyl 20-25 m’yi
geçmez. Dört tarafı sütunlu, tabanı mermer kaplıdır. Evlerde
akarsu sistemi vardır. Çeşme ya da peristyl içinde ya da kenarındadır.
Bazılarında sarnıç ve kuyu da bulunur. Üzeri açık olan peristyl’den
evin aydınlığı sağlanır. Bu yeterli olmadığı ve pencere de bulunmadığı
için, içindeki odalar karanlık ya da lostur. Evlerin hemen hemen hepsi
hamamlardaki gibi ısıtılmaktadır. Tabanlar mozaik, duvarlar ise fresk
ya da dekoratif renkli mermerler ile kaplıdır. Bu evlerde yapılan
kazılarda çıkarılan çok zengin ve paha biçilemez eserler, Selçuk-Efes
Müzesi’nde sergilenmektedir.
Evlerin
ilk inşa tarihi M.S. 1. Y.y.’ın basına değin uzanır. Bununla birlikte
Heraklius (M.S. 611-641) Dönemi’ne değin kullanılan evler, bu süre
içinde çok kez restore edilmiş ya da değişikliğe uğramıştır. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Hadrian Tapınağı M.S. 117–138 yılları arasında Vedius Antoninus Sabinus tarafından
İmparator Hadriyan için yaptırıldığı tahmin edilmektedir.
Hadrian Tapınağı, işleviyle olduğu kadar süslemeleriyle de dikkat
çekici ve bir o kadar da önemliydi. Tapınağın ön yüzüne Suriye mimari
öğelerini gösteren bir alınlık Korint düzenindeki sütunlarla
desteklenerek yerleştirilmiş ve bu yapı Efes kentinin en güzel mimarî
örneklerinden birisi olarak günümüze kadar gelmiştir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kuretler Caddesi Kentin merkezindeki omurga görünümlü bu cadde, Devlet
Agorası ile Ticaret Agorası arasında uzanır. Hellenistik ve Roma Çağı Kenti’nin Hippodamik
(ızgara) planlı ve birbirini dik kesen sokak sistemine uymaksızın
diagonal olarak uzanır. Uzunluğu 210 m. olan caddenin iki yanında
anıtsal yapılar (Traianus Çeşmesi, Hadrianus Tapınağı gibi) ve
dükkanlar yer almaktadır. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Traian Çeşmesi
Traian Çeşmesi, üzerinde bulunan kitabeye göre M.S.
102-114 yılları arasında Cladius Ariston tarafından İmparator Traian’a
ithafen yaptırılmıştır. Efes şehrinin en göz alıcı çeşme binası olarak
bilinir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Mermer Cadde
:
Panayır Dağı’nı dolaşan Kutsal Yol, Celsus
Kütüphanesi ile Büyük Tiyatro arasında “Mermer Cadde” adını alır.
Büyük ve düzgün mermer bloklar ile kaplıdır. Doğu kıyısı tıpkı
Kuretler Caddesi’nde olduğu gibi sütunlu bir portike sahip değilse de
batı kıyısı cadde yüzeyinden iki metre yükseltilerek imparator Neron
Dönemi’nde (M.S. 54-68) üzeri kapalı bir stoa durumuna getirilmiştir. |
|
Liman Caddesi
:
Liman ile Tiyatro arasında, Erken Roma Çağı’ndan beri mevcut olan
cadde 528 m. (1800 ayak, 3 stadion) uzunluktadır. M.S. 359 ve 366
yıllarındaki depremlerden sonra İmparator Arkadius Dönemi’nde yapılan
onarım ve düzenlemeler sırasında yandaki portikler yeniden yapılarak
caddenin adı “Arkadiane” olmuştur. İlk evrede caddenin iki ucunda
birer kapısı vardı. M.S. 5. yüzyılda caddenin orta kısmında, basamaklı
kaideler üzerinde yükselen dört sütun dikilmiştir. Bunların 2 m.
yükseklikteki kaidelerinde Hıristiyanlık sembolleri olan nişler ve
süslemeler vardır. Sütun başlıklarının üzerinde dört incil yazarının
heykellerinin var olduğu kabul edilir ki bunlarla kente yeni gelenlere
Efes’in dini (Hıristiyan) karakteri belirtilmek istenmiş olabilir.
Yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla bu cadde geceleri yağ kandilleri ile
aydınlatılıyordu. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Devlet Agorası (Yukarı Agorası) M.S. 1. y.y.’ın başında yapılan agora, 160 x 56 m. ölçülerindedir.
Burası, devletin kontrolü altında politik ve dinsel toplantıların
yapıldığı yarı kutsal bir alandır. Birçok agoralarda görüldüğü gibi,
ortasında dikdörtgen tabanlı bir tapınak vardır. Tapınağın alınlığını
süsleyen Odysseus’un Polyphemos ile ilgili serüvenini anlatan heykel
grubu, sonradan agoranın batısında bulunan Pollio Çeşmesi havuzu
kenarına konulmuştur. Agora son şeklini imparator Theodosius zamanında
(M.S. 379-395) almıştır. Kuzeyinde ve doğusunda şu anda görülmeyen iki
stoası bulunmaktaydı. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Bouleuterion (Meclis Binası) - Odeon (Konser
Salonu) : Yapı, zengin Efeslilerden P. Velidus Antonius
ve karısı Flavia Papiana tarafından yaptırılmıştır. Şehir
meclisi üyeleri, zengin Efesliler ve Kuretlilerin buluşup
hayatla ilgili konuları ve şehrin geleceğini tartıştıkları
bir mekân olarak kullanılan Bouleuterion’un, sonraki
yıllarda bunlara ek olarak konserlerin verildiği ve tiyatro
oyunlarının sergilendiği kültürel bir merkez haline geldiği
tahmin edilmektedir. |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Gezi Ekibi ve Fotoğraflar : Sevgi Gül
Göde - Eyyüp Gölebatmaz - Bilal Süren
Efes Antik Kenti 2005 yılı itibari ile her sene ekibimiz tarafından
gezilmektedir |