|
Yortanlı Barajının suları altında
kalacak olan bu yerde Bergama Müzesinin 1997 yılında yapmış olduğu
araştırmalar Roma köprüsünün çevresinde yoğunlaştırılmıştır.Bazı
kalıntılarla karşılaşılınca da Trakya Üniversitesi öğretim
üyelerinden Yrd.Doç.Dr.Ahmet Yaraş burada kazı çalışmalarına
başlamıştır.
Başlangıçta ortaya çıkan kalıntıların kent mi, Asklepios kültü ile
ilgili bir yerleşim mi, yoksa M.S II.yüzyılda yararlanılmış termal
mi olduğu kesinlik kazanamamıştır. Allinoai antik bir kent olsaydı
başta Strabon olmak üzere Pausanias ile Plinius gibi antik çağ
tarihçilerinin buradan söz etmemeleri mümkün değildi. En azından
buradaki bazı siyasi olaylardan söz edilirdi. Ayrıca kazılarda kent
isminin geçtiği sikke veya stellere rastlanabilirdi. Ayrıca
kazılarda antik kentlerin vazgeçilmez yönetim yapılarına ait izlerle
karşılaşılırdı. Allionai'nin Asklepios Sağlık Yurdu olduğunun
düşünülmesi iddiası da yerinde değildir. Yunan mitolojisinde hekim
tanrı olarak bilinen Asklepios'un en ünlü kült merkezleri
Pergamon'da, Yunanistan'da Epidaros'da, Korinth'de ve Kos adasında
bulunmaktadır. Allionai'nin Bergama'ya yakınlığı göz önüne
alındığında, birbirine çok yakın bir yerde iki asklepionun yapılmış
olması da olanaksızdır. Ayrıca Allionai'de Pergamon'da olduğu gibi
Asklepios Mabedi, Tiyatrosu, yuvarlak binası ve sunaklar
bulunmamaktadır. Pergamon Asklepios kazılarında karşılaşılan adak
taşları, idoller, cerrahi aletler ve hastaların tanrıya sundukları
hediyelerden hiçbirisi Allionai'de bulunmamıştır. Burada bulunan ve
Asklepios'un iddia edilen heykel başının tanrıya ait olup olmadığı
da tartışmalıdır. Asklepios, Zeus, Poseidon, Satry ve Nehir
Tanrılarının heykel ve büstlerinde eğer atribüleri bulunmuyorsa
onları birbirlerinden ayırabilmek çok güçtür.
Allionai'nin ismine yalnızca Hadrianotheraili (Balıkesir) P.Aellius
Aristides'in gezi notlarında rastlanmıştır. P.Aellius Aristides Roma
Çağında yaşamış, hakkında yeterli bir bilgimiz olmayan bir kişidir.
Burada kazı yapan Ahmet Yaraş, Onu Atina ve Pergamon'da öğrenim
görmüş, deniz aşırı geziler yapmış ve sonra da Smyrna'ya yerleşmiş,
hastalık hastası bir kişi olarak tanıtmaktadır. P.Aellius Aristides,
Hadrianotherai'den Pergamon'a gelirken yolda hastalanmış ve Allionai
denilen yerdeki sıcak sudan yararlanarak sağlığına kavuştuğunu
notlarında belirtmiştir.
Allionai'nin bulunduğu yerde Çaltıönü Köyü'nün güneyindeki vadide
Bergama Müzesi 1994 yılında bir araştırma yapmıştır. Hisartepe'nin
eteklerine kadar uzanan bu alanda başlayan bu kazılarda yöreye ışık
tutabilecek verilere ulaşılamamıştır. Bunun üzerine Paşa Ilıcası
Tesisleri, Ilıca yapısı ve M.S.II.Yüzyıla tarihlenen Roma köprüsünün
bulunduğu yerde araştırmalar yoğunlaştırılmış ve bazı yerleşim
izleriyle karşılaşılmıştır. Bunun üzerine Trakya Üniversitesi
öğretim üyelerinden Yrd.Doç.Dr.Ahmet Yaraş'ın 2000 Yılında
başlattığı kazılarda kuzeydoğu-güneybatı yönlerine uzanan duvar
kalıntıları, mozaik döşemeler, tuğla zeminler, havuz, su kanalları,
Geç Bizans dönemine tarihlenen mezarlar, pişmiş topraktan, camdan,
kemikten yapılmış küçük buluntular ile metal objeler ortaya
çıkarılmıştır. Allionai'de yoğunlaşan kazılarda kuzey-güney,
doğu-batı doğrultularında sütunlu iki cadde ile karşılaşılmıştır.
Bunlardan kuzey-güney yönündeki caddenin 8 m. Genişliğinde, 35 m.
Uzunluğunda; doğu-batı caddesinin ise 6 m. Genişliğinde, 21 m.
Uzunluğunda olduğu görülmüştür. Ayrıca bu alana anıtsal bir kapı ile
girilmektedir. Buradaki hamam ve diğer yapılarla birlikte 9706
m2'lik bir alanın yapılanmaya açık olduğu görülmüştür. Roma Dönemine
tarihlenen bu kalıntıların altında daha eski çağlara ait yapıların
olabileceği düşünülmüş ve çalışmalara bu yönde hız verilmiştir. Ne
var ki Roma öncesi dönemlere ait kalıntı veya buluntularla
karşılaşılamamıştır. Ahmet Yaraş, kazı alanını daha da genişletmiş,
İlya Çayına kadar uzanan 110 metrelik bir su kanalını ortaya
çıkarmıştır. Stoa üzerinden akan yağmur sularının toplandığı ana
kanalın, kenarlardaki ızgaralı daha küçük kanallara ayrıldığı
görülmüştür. Burada son derece mükemmel yapılmış bir su dağıtım
sistemi ile karşılaşılmıştır. Arazi eğimine uydurulan bu sistem
ortadaki sütunlu cadde ve avluya açılan yapılarla bağlantılıdır.
Batı Anadolu'nun oldukça iyi korunmuş Eksedra tipindeki
Nympheumlarından birisi burada ortaya çıkarılmıştır. Yaklaşık
8,50x10,50 metre ölçüsünde yarım daire planlı Nympheum oldukça
görkemlidir. Cadde üzerindeki hamamın daha önceki tarihlere ait
olduğu sanılmaktadır. Ahmet Yaraş, geç dönemlerde kapatılmış olan
pencere ve girişlere işaret ederek, Propileion'un altındaki yarım
tonoz örtülü geçidin Batı Anadolu'daki ilk alt geçit olma olasılığı
üzerinde durmuştur. Allionai'de ilerleyen kazıların doğu-batı
doğrultusunda genişlemesinin sonucunda yeni yapı temelleri ile
karşılaşılmıştır. Ana caddenin doğu ucunda 19x21 metre ölçüsünde bir
kilisenin bulunması Allionai'de Erken Bizans Döneminde insanların
yaşadığını göstermektedir. M.Ö.V-XII.Yüzyıllar arasında bölgenin
yaşama açık olduğu, bu dönemlere ait mezarların bulunmasından
anlaşılmaktadır. Kilise öncesi dönemlere ait kalıntıların
olabileceği varsayımı üzerinde durulmuş ve çalışmalara bu yönde
devam edilmişse de bunu kanıtlayacak kalıntılarla
karşılaşılamamıştır.
Kuzey-güney, doğu-batı yönlerinde uzanan caddelerin her iki
yanındaki sütunlu stoalar iki basamak üzerinde olup, düzgün
postementleri olduğu da kenet izlerinden anlaşılmaktadır. Stoanın
tabanı oldukça düzgün plak taşlardan ve sıkıştırılmış topraktandır.
Buradaki birbirleriyle bağlantılı dükkanların, şarap imalathaneleri
ve keramik atölyeleri olduğu anlaşılmıştır.Bunların yanı sıra son
derece mükemmel kanalları olan latrinler de onları tamamlamıştır.
Doğu-batı, kuzey-doğu doğrultusundaki caddelerin güney ve batı
sınırlarını oluşturan evlerin kalıntıları ile açıldıkları küçük
sokaklar da dikkati çekmektedir.
Allionai'de ortaya çıkarılan mimari yapıların yanı sıra iki erkek
heykeli, iki kadın başı ve çeşitli büyüklüklerde heykel parçaları da
ele geçmiştir. Buradaki en önemli buluntu hamam nişi içerisindeki
1,50 metre yüksekliğinde bir kadın heykelidir. İlk anda Aphrodite'ye
ait olduğu sanılan bu heykelin bir benzeri İstanbul Arkeoloji
Müzeleri'nde bulunmaktadır. Gerçekte bu heykel bir Nymphe'ye aittir.
Bu heykel Roma döneminde yapılmış bir Nymphe heykeli kopyası olup,
Aphrodite ile ilgisi bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra ilerleyen
kazılarda 2000'den fazla altın, gümüş, bronz sikkeler, çeşitli
kandiller, pişmiş topraktan figürinler, çeşitli cam parçaları,
keramikler de ele geçmiştir. Bunların arasında bozuk fırınlanmış ve
atılmış örnekler ise Allionai'de keramik yapıldığına işaret
etmektedir. |