|
|
|
 |
|
DENİZLERİMİZİN ve İÇ SULARIMIZIN DÜŞMANI TIRIVIRI (
PARAŞÜT - TOR ) |
 |
 |
|
Tırıvırı ( Paraşüt - Tor ) naylondan
imal edilen, oltanın ucuna kurşunla birlikte takılarak suya
atılan , ağ görevi görerek balıkları avlamaya yarayan bir av
malzemesidir.
Genellikle 70 cm.x100 cm. ebadında ve çeşitli göz aralıklarında örülmüş,
ince misina ağdan yapılmış dikdörtgen bir perdenin ucuna
takılmış kurşundan oluşmaktadır.
Su içerisinde kalan tırıvırı 200 yılı aşkın süre yok olmuyor ve
milyonlarca balığın, diğer su canlılarının, su kuşlarının,
kurbağaların, kısacası ortamdaki tüm canlıların yaşamına son
veriyor.
Ülkemizde imali,
satışı, kullanımı, yasalarla tamamen yasaklanmış olmasına
rağmen denetim eksikliğinden dolayı maalesef tırıvırı
kullanımları devam etmektedir.
Denizlerimizin sağlığı
için tırıvırı kullanmayınız ve kullananlara kayıtsız
kalmayınız |
|
|
|
DENİZİ TEMİZLEMENİN EN
GÜZEL YOLU; KİRLETMEMEKTİR |
|
Didim sahillerinde
kıyılarımızı ençok kirletenler maalesef balık avı yapan
arkadaşlarımız olmaktadırlar. Avlanılacak yere
geldiğimizde daha önceden o bölgede avlanma yapmış
arkadaşların bıraktığı naylon poşetler, misine
atıkları, kurumuş ve kokmaya başlamış yem atıkları, bira,
kola kutuları vb. çöplükler göze çarpmaktadır.
Bu çöpleri atan kişiler ertesi gün aynı alana tekrar gelerek kendi
kirlettikleri yerlerde sağlıksız koşullarda avlanmaya ve
kirletmeye devam etmektedirler. |
-
Lütfen naylon poşet
vb. çöplerinizi yanınıza alarak en yakın çöp
tenekelerine atınız.
-
Hatta mümkünse
çevrenizdeki sizin atmadığınız çöplerden de toplayınız.
-
Av bitimi artan
yemlerinizi çürümeye bırakmak yerine denize atmanız çok
da zor olmayacaktır.
|
|
|
|
DİDİM SULARINDA SIK BULUNAN BALIKLAR |
 |
| |
|
SARIGÖZ |
 |
|
Boyları 50 santimetre
olabilir. Karagöze benzer. Çevresi kayalık ve kuytu yerlerde bolca
bulunur.Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz,lezzetlidir. Avlanma
teknikleri de Karagözle aynıdır, yani oltayı atarsınız ya Karagöz
gelir yada Sarıgöz, Çipura gelecek değil ya :) |
| |
| |
|
MELANURYA |
 |
|
Eylül ayından sonra
sularımız da bolca olta ile avcılığı yapılır. Eti fena sayılmaz,
tavası tercih edilirse iyi olur. Boyu 20-25 cm civarındadır. Kefalin
küçüğüne gamite benzer. Ağzı küçük olup, küçük iğneli takımlara
yakalanır. Sardalya ve karidese iyi atlar.Sandalla açılıp çapari ile
avcılığının yapılması mümkündür. Sardalya ve karidese iyi atlar.
Sandalla açılıp çapari ile avcılığının yapılması mümkündür. |
| |
| |
|
SİNARİT |
 |
|
Çipura balığına benzer.
Sularımızda yaşayanları oldukça büyük olup, bir metre boyunda
olanlarının zıpkınla avlandığı söylenmektedir, ama ben bu büyüklükte
görmedim. Yaz aylarında kayalıklarda sahile iyice yaklaşır.Olta ile
avcılığı tesadüf olup, zıpkınla iyi avlanmaktadır. Sinagrit yassı
bir balık olup, hemen kıyıdaki kayaların altındaki ulaşılması zor
yarıklara saklanabilmektedir. Bu nedenle kıyıda yüzmek pahasına kaya
diplerinin araştırılması yararlıdır. Not; mürenlere dikkat :)
Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Tavası, ızgarası, haşlaması vb. her
türlü yemeği zevkle yenecektir. |
| |
| |
|
KEFAL |
 |
|
Ülkemiz sularında bolca
bulunan bu balık, Didim sularında temiz ortamdan dolayı eti kokmaz
ve çok lezzetlidir. Bu balığı sevmem diyenler sevecektir..Not :
balık yakalayamayıp da eve balıkla dönmek isteyenler, aldıkları
kefalin Menderes veya Dalyanda yakalanmadığından emin olsunlar.
:) Kefal yılın her döneminde sularımızda olta ve zıpkınla bolca
avlanmaktadır. 20 -70 cm boylarında olanları, sık sık sularımızda
sürüler halinde görülür. Olta ve zıpkınla avcılıkta kıyıdan fazla
açılmaya gerek yoktur. Kefaller sürü halinde dolaşan yüzey
balıklarıdır. Olta avcılığında bu nedenle şamandıralı oltalar tercih
edilir. Oltaya yem olarak ekmek takılsa da zaman zaman diğer yemlere
de atladığı olur. Zıpkın avcılığında iyi nişan alınmaz ise zıpkının
balığa saplanmadığı veya parçaladığı görülür. Balık yaralı olarak
kaçacak ve sizde muhtemelen "kaçan balık büyük olur" döngüsüne
gireceksiniz. Kefal balıklarının eti, beyaz olup, genellikle tavası
ve haşlaması yapılır. Haşlamada sonradan üzerine mayones
gezdirilmesi lezzeti daha da artıracaktır |
| |
| |
|
LEVREK |
 |
|
Sularımızda sık bulunan
olta ve zıpkınla, her mevsim özellikle eylül ayından sonra bolca av
veren bir balıktır.
Eti beyaz ve oldukça lezzetlidir. Levrek çok kurnaz bir balık olsa da;
zaman zaman acemi olanlara da av verir. (
Mehtap kulakların çınlasın :-) Ağzı büyük olup, canlı yemlere
bu nedenle atlamayı sever. Ayrıca oltaya karides , maun ve Eylül
sonrası sardalyalı kıbrıs takmanız eve boş dönme olasılığınızı
azaltır. Levrek kamışlık sığ yerlerde gezinmeyi sever. Didim
yakınlarında orman kampı, taşburun, balık çiftliklerinin olduğu
yerler avlak yerleridir. Not; oltayı balık çiftliklerinin
havuzlarının içine atmanızın fayda ve sakıncaları vardır
Sürütme ve kaşık ile avcılığı, sahil kıyılarında motorlu sandal ile
gezilerek yapılır ve oldukça iyi verim alınır. Tabii bu işi yaparken
kıyıdan olta atanlardan uzak duymanız, centilmenlik gereğidir,
ayrıca kulaklarınız çınlamaz :-) |
| |
| |
|
SARDALYA |
 |
|
Sürü halinde yaşayan
gezici balıklardır. ateş balığı diye de tanınır. Boyları,
ortalama 15 santimetre en çok20-22 santimetre olur. Ege'de bol
bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri
çok yüksektir. Didim' de ençok tüketilen balıklardan olup, çok
çeşitli yemekleri yapılır, olta balıkçılığında da vazgeçilmez
yemlerden biridir. Kıbrıs takımlarında yem olarak kullanılmaktadır. |
| |
| |
|
ZARGANA |
 |
|
Ülkemiz sularında av
dönemlerinde oldukça fazla bulunan bir balıktır.Didim sularında ise
Eylül ayından sonra bulunmaya başlar ve olta ile oldukça zevkli bir
avcılığı yapılır. Olta ile yakalamaktan en çok zevk aldığım
balıklardandır.Sürü halinde yüzeyde gezen bir balık olduğundan
şamandıralı özel bir olta ile avcılığı yapılır. Olta olabildiğince
uzağa atılır ve hafif hafif çekilmeye başlanır. Oltanın atıldığı
bölgede zargana varsa birkaç tanesi birden yeme atlar. Yakalanan
balık oltadan kurtulmak için kendisinden beklenmeyecek bir
çeviklikle zikzaklar çizer dışarılara zıplar. Sizde sanki orkinos
yakalamış gibi sağa sola hava basarsınız.
Not; bu balığın eti lezzetli olup, çok kimse uzun olduğundan
yılana benzetir veya pişince kılçığı yeşil renk aldığından
şüphelenir yemez . Bu nedenle özellikle ticari avcılığı
yapılmadığından denizlerimizde boldur. Bu ise zarganayı seven bizler
için iyidir. |
| |
| |
|
MIGRİ |
 |
|
3 metre boydan
50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ
suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu
zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez.Sert, hareketli
ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini
yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. Özellikle akşam olta ile
avlananlara rahat vermez, her seferinde Mıgri çekersiniz, oltadan
çıkarmakta başlı başına bir dert olup dikkatli olmalısınız, yoksa
elleriniz zarar görebilir. |
| |
| |
|
MÜREN |
 |
|
Boyları 1 - 2
metre olabilir. Etçi ve vahşi bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik
anında fazlasıyla saldırgandır. Fazla bulaşmamak lazımdır. :)
Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla
ekonomik sayılmaz. Denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu
yerlerde yaşar. Özellikler zıpkınla avlananların geceleri dikkatli
olması lazımdır. Çünkü bele takılan vurulmuş balıklardan yayılan kan
kokusu Müren ve Mıgri' ler için davetiyedir. |
| |
| |
|
SOKANA |
 |
|
Sahil bölgelerinde 2-3
metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında
ömür geçirir. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir.
Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Oltaya
çok gelmekte olup, iğneden çıkarırken dikkatli olmak ve tepesinde ki
dikenlerinden sakınmak gerekmektedir. |
| |
|