Didim Turizm ve Mitoloji Sitesi

English

 
   ANA SAYFA
   DİDİM TURİZM
   HOBİLERİMİZ
   ANTİK KENTLER
   MİTOLOJİ

  İLETİŞİM

  Amatör balıkçılık

  Olta takımları

  Balık av fotoğrafları

  Balık yemekleri

 
 

  AMATÖR  BALIKÇILIK

  Sevgili dostlar Didim' in temiz doğası ve denizi aynı zamanda ülkemizin en leziz , kaliteli ve temiz balıklarının da bolca bulunduğu  yerdir. Didim'de yılın her döneminde çok çeşitli balıkların zıpkın ve olta ile sportif avcılığı yapılsa da şüphesiz avlanan balıkların cinsi , miktarı aylara göre değişiklik göstermektedir. Didim'de sportif balık avcılığı düşünüyorsanız bilgi için doğru yerdesiniz. Tecrübelerimizi paylaşmaktan zevk alırken sizlerin de görüş öneri ve eleştirilerinize açığız.  Özellikle kış aylarında keyifli vakit geçirmek için mutlaka bir olta alın ve doğru denize gidin.   Rast Gele :)

 

 

 

DENİZLERİMİZİN ve İÇ SULARIMIZIN DÜŞMANI TIRIVIRI  ( PARAŞÜT - TOR )

    Tırıvırı ( Paraşüt - Tor ) naylondan imal edilen, oltanın ucuna kurşunla birlikte takılarak suya atılan , ağ görevi görerek balıkları avlamaya yarayan bir av malzemesidir.   Genellikle 70 cm.x100 cm. ebadında ve çeşitli göz aralıklarında örülmüş, ince misina ağdan yapılmış dikdörtgen bir perdenin ucuna takılmış kurşundan oluşmaktadır.
  Su içerisinde kalan tırıvırı 200 yılı aşkın süre yok olmuyor ve milyonlarca balığın, diğer su canlılarının, su kuşlarının, kurbağaların, kısacası ortamdaki tüm canlıların yaşamına son veriyor.
   Ülkemizde imali, satışı, kullanımı, yasalarla tamamen yasaklanmış olmasına rağmen denetim eksikliğinden dolayı maalesef tırıvırı kullanımları devam etmektedir. 
   Denizlerimizin sağlığı için tırıvırı kullanmayınız ve kullananlara kayıtsız kalmayınız
 

DENİZİ TEMİZLEMENİN EN GÜZEL YOLU;  KİRLETMEMEKTİR

  Didim sahillerinde kıyılarımızı ençok kirletenler maalesef balık avı yapan arkadaşlarımız olmaktadırlar.  Avlanılacak yere geldiğimizde  daha önceden o bölgede avlanma yapmış arkadaşların  bıraktığı naylon poşetler, misine atıkları, kurumuş ve kokmaya başlamış yem atıkları, bira, kola kutuları vb. çöplükler göze çarpmaktadır.
  Bu çöpleri atan kişiler ertesi gün aynı alana tekrar gelerek kendi kirlettikleri yerlerde sağlıksız koşullarda avlanmaya ve kirletmeye devam etmektedirler.

  • Lütfen naylon poşet vb. çöplerinizi yanınıza alarak en yakın çöp tenekelerine atınız.

  • Hatta mümkünse çevrenizdeki sizin atmadığınız çöplerden de toplayınız.

  • Av bitimi artan yemlerinizi çürümeye bırakmak yerine denize atmanız çok da zor olmayacaktır.

 

DİDİM SULARINDA SIK BULUNAN BALIKLAR

    SARIGÖZ
 

Boyları 50 santimetre olabilir. Karagöze benzer. Çevresi kayalık ve kuytu yerlerde bolca bulunur.Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz,lezzetlidir. Avlanma teknikleri de Karagözle aynıdır, yani oltayı atarsınız ya Karagöz gelir yada Sarıgöz, Çipura gelecek değil ya :)

 
    MELANURYA
 

 Eylül ayından sonra sularımız da bolca olta ile avcılığı yapılır. Eti fena sayılmaz, tavası tercih edilirse iyi olur. Boyu 20-25 cm civarındadır. Kefalin küçüğüne gamite benzer. Ağzı küçük olup, küçük iğneli takımlara yakalanır. Sardalya ve karidese iyi atlar.Sandalla açılıp çapari ile avcılığının yapılması mümkündür. Sardalya ve karidese iyi atlar. Sandalla açılıp çapari ile avcılığının yapılması mümkündür.

 
    SİNARİT
 

Çipura balığına benzer. Sularımızda yaşayanları oldukça büyük olup, bir metre boyunda olanlarının zıpkınla avlandığı söylenmektedir, ama ben bu büyüklükte görmedim. Yaz aylarında kayalıklarda sahile iyice yaklaşır.Olta ile avcılığı tesadüf olup, zıpkınla iyi avlanmaktadır. Sinagrit yassı bir balık olup, hemen kıyıdaki kayaların altındaki ulaşılması zor yarıklara saklanabilmektedir. Bu nedenle kıyıda yüzmek pahasına kaya diplerinin araştırılması yararlıdır. Not; mürenlere dikkat :)   Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Tavası, ızgarası, haşlaması vb. her türlü yemeği zevkle yenecektir.

 
    KEFAL
 

Ülkemiz sularında bolca bulunan bu balık, Didim sularında temiz ortamdan dolayı eti kokmaz ve çok lezzetlidir. Bu balığı sevmem diyenler sevecektir..Not : balık yakalayamayıp da eve balıkla dönmek isteyenler, aldıkları kefalin Menderes veya Dalyanda yakalanmadığından emin olsunlar. :) Kefal yılın her döneminde sularımızda olta ve zıpkınla bolca avlanmaktadır. 20 -70 cm boylarında olanları, sık sık sularımızda sürüler halinde görülür. Olta ve zıpkınla avcılıkta kıyıdan fazla açılmaya gerek yoktur. Kefaller sürü halinde dolaşan yüzey balıklarıdır. Olta avcılığında bu nedenle şamandıralı oltalar tercih edilir. Oltaya yem olarak ekmek takılsa da zaman zaman diğer yemlere de atladığı olur. Zıpkın avcılığında iyi nişan alınmaz ise zıpkının balığa saplanmadığı veya parçaladığı görülür. Balık yaralı olarak kaçacak ve sizde muhtemelen "kaçan balık büyük olur" döngüsüne gireceksiniz. Kefal balıklarının eti, beyaz olup, genellikle tavası ve haşlaması yapılır. Haşlamada sonradan üzerine mayones gezdirilmesi lezzeti daha da artıracaktır

 
    LEVREK
 

Sularımızda sık bulunan  olta ve zıpkınla, her mevsim özellikle eylül ayından sonra bolca av veren bir balıktır.
Eti beyaz ve oldukça lezzetlidir. Levrek çok kurnaz bir balık olsa da;  zaman zaman acemi olanlara da av verir. ( Mehtap kulakların çınlasın :-) Ağzı büyük olup, canlı yemlere bu nedenle atlamayı sever. Ayrıca oltaya karides , maun ve Eylül sonrası sardalyalı kıbrıs takmanız eve boş dönme olasılığınızı azaltır. Levrek kamışlık sığ yerlerde gezinmeyi sever. Didim yakınlarında orman kampı, taşburun, balık çiftliklerinin olduğu yerler avlak yerleridir. Not; oltayı balık çiftliklerinin havuzlarının içine atmanızın fayda ve sakıncaları vardır
Sürütme ve kaşık ile avcılığı, sahil kıyılarında motorlu sandal ile gezilerek yapılır ve oldukça iyi verim alınır. Tabii bu işi yaparken kıyıdan olta atanlardan uzak duymanız, centilmenlik gereğidir, ayrıca kulaklarınız çınlamaz  :-)

 
    SARDALYA
 

Sürü halinde yaşayan gezici balıklardır. ateş balığı diye de tanınır.  Boyları, ortalama 15 santimetre en çok20-22 santimetre olur. Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Didim' de ençok tüketilen balıklardan olup, çok çeşitli yemekleri yapılır, olta balıkçılığında da vazgeçilmez yemlerden biridir. Kıbrıs takımlarında yem olarak kullanılmaktadır.

 
    ZARGANA
 

Ülkemiz sularında av dönemlerinde oldukça fazla bulunan bir balıktır.Didim sularında ise Eylül ayından sonra bulunmaya başlar ve olta ile oldukça zevkli bir avcılığı yapılır. Olta ile yakalamaktan en çok zevk aldığım balıklardandır.Sürü halinde yüzeyde gezen bir balık olduğundan şamandıralı özel bir olta ile avcılığı yapılır. Olta olabildiğince uzağa atılır ve hafif hafif çekilmeye başlanır. Oltanın atıldığı bölgede zargana varsa birkaç tanesi birden yeme atlar. Yakalanan balık oltadan kurtulmak için kendisinden beklenmeyecek bir çeviklikle zikzaklar çizer dışarılara zıplar. Sizde sanki orkinos yakalamış gibi sağa sola hava basarsınız.
Not; bu balığın eti lezzetli olup, çok kimse uzun olduğundan yılana benzetir veya pişince kılçığı yeşil renk aldığından şüphelenir yemez . Bu nedenle özellikle ticari avcılığı yapılmadığından denizlerimizde boldur. Bu ise zarganayı seven bizler için iyidir.

 
    MIGRİ
 

  3 metre boydan 50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez.Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. Özellikle akşam olta ile avlananlara rahat vermez, her seferinde Mıgri çekersiniz, oltadan çıkarmakta başlı başına bir dert olup dikkatli olmalısınız, yoksa elleriniz zarar görebilir.

 
    MÜREN
 

  Boyları 1 - 2 metre olabilir. Etçi ve vahşi bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik anında fazlasıyla saldırgandır. Fazla bulaşmamak lazımdır. :) Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar.  Özellikler zıpkınla avlananların geceleri dikkatli olması lazımdır. Çünkü bele takılan vurulmuş balıklardan yayılan kan kokusu Müren ve Mıgri' ler için davetiyedir.

 
    SOKANA
 

 Sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir.  Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Oltaya çok gelmekte olup, iğneden çıkarırken dikkatli olmak ve tepesinde ki dikenlerinden sakınmak gerekmektedir.

 

 

 

site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, İzinsiz alıntı yapılamaz...    web tasarım : www.golreklam.com