| |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
APOLLON
TAPINAĞI PLANI |
 |
| |
|
Apollon Tapınağı'nın planı çeşitli yönlerden sıra dışı, hatta benzersizdir.
İon düzeninde ki yapı "dekastylos dipteros " plan gösterir,
yani kısa yanlarda on sütun içeren iki sütun dizisiyle çevrilmiştir.
Ön avlu niteliğindeki pronaosta oniki sütun
daha vardır. Böylece toplam sütun sayısı 120 olmaktadır. Pronaosla kutsal bölüm arasında içinde iki sütun
bulunan bir ön oda vardır. Bu ön odaya başka tapınaklarda rastlanmamaktadır.Ön
odadan üç kapı naosa inen basamaklara açılmaktadır. Naos : Kült
heykelinin bulunduğu kutsal alandır. Yapı dev boyutları yüzünden
hiçbir zaman çatı ile örtülememiştir. Pronaosun
iki yanındaki eğimli birer dehliz, pronaoso , naosa bağlar. Buda
eşine rastlanmayan bir düzenlemedir. Yunan tapınaklarında kült
( tapınma ) heykeli genelde naosun arka duvarına yakın bir yerde
konumlanır fakat Apollon tapınağının üstü açık olması
sebebiyle naosun ortasında
, apollon heykeli için ion düzeninde küçük bir tapınak(
naiskos ) yapılmıştır. Bilicilik
pınarının yalnızca
temelleri günümüze erişen naiskosun içindedir. Tapınağın bir
başka sıra dışı özelliği ise ön odanın iki yanında yer alan
ve naos duvarlarının üzerine ulaşan merdivenlerdir. Tapınak
zengin bir motif çeşidine sahiptir.Bu motifleri fotoğraf
galerimizde görebilirsiniz. Özellikle Medusa
kabartması benzerlerinden çok daha güzeldir.
Apollon
tapınağı bilicilik (
kehanet ) yönünden
önemli başarılar gösterir ve hızla üne ve zenginliğe kavuşur.
Kehanetlerinden teki İskender'in kazanacağı kehanet olmuştur.
Bilicilik olarak rahipler hiçbir zaman kesin cevaplar vermez hep
yoruma açık yanıtlar verirlerdi. Böylece olan her olay bir şekilde
rahiplerin dediğine geliyordu.Ayrıca çok uzaklardan ve çeşitli
yerlerden gelen misafirlerle sürekli
olarak konuştukları için hemen hemen tüm
siyasi sırları biliyorlar ve özellikle
siyasi kehanetlerinde bu bilgileri çok işe
yarıyordu.
Didyma'
da tek etkinlik bilicilik değildi. Dört yılda bir yapılan Büyük
Didyma Şenlikleri Roma
İmparatorluğu döneminde büyük rağbet görmüştür.Alışılagelmiş
spor yarışmalarının dışında hitabet, müzik ve tiyatro yarışmaları da
düzenleniyordu. Şenliğin bir bölümü Didyma'da bir bölümü
de Miletos' da düzenleniyordu. Belki garip ama yarışmaların çoğu
Miletos'da ki görkemli
tiyatro yerine Apollon Tapınağı'nın bahçesinde yapılıyordu.
Didyma'daki stadion hala ayaktadır.Tapınağın güneyinde ve
öylesine yakınında yer almaktadır ki ,
tapınağın basamakları oturma yeri olarak
kullanılmıştır.
Alt
basamaklarda oturma
yerlerinden her birinin belirli bir kişiye
ayrıldığını gösteren yazıtlar
vardır. Yaklaşık 200 ayrı ad okunabilmekte, kimisinin
özenle kazındığı, kimisinin de kabaca çiziktirildiği
gözlenmektedir. İsimler en iyi yer sayılan birinci
sırada yoğunlaşmıştır. Hepsi de birey yada topluluk statüsünde
ki kişilere ait isimlerdir. Hiçbir devlet görevlisine statüsü
gereği yer ayrılmamıştır.
Koşu yarışlarının başlama yeri stadionun doğu ucunda olup bugün de görülebilmektedir.
Didyma Apollon tapınağının ilginç özelliklerinden biri yapının
çeşitli kesimlerinde duvarlara ve
basamaklara kazılmış harflerdir. Bunların işlevine ilişkin çeşitli
varsayımlar ortaya konulmuştur. Harfler üç değişik şekilde
konmuştur.Özel isim kısaltmaları oldukları varsayılır ve bu yoldan
ele alınarak, tapınağın inşaatına köle işçi veren kişilerin, parça başına ücret
aldıkları için yaptıkları parçalara belli olsun diye isim
kazıdıklarıdır. Bunlar toplanarak ödemeler yapılıyordu. Tapınağın son
rütuş işleminde hepsi
silinecekti ama ne var ki tapınak hiç bir zaman tamamlanamadı. |
| |
|
BİLİCİLİK (
KEHANET ) OCAKLARI |
 |
| |
|
Antik çağda bilicilik (
kehanet ) halkın en alt tabakasından, en üst tabakasına kadar herkes
tarafından ilgi çekici ve inandırıcı olup, Bilicilik mekanları kutsal
mekanlar, Bilicilik yapan kahinlerde Kutsal kişiler olarak toplum
içinde büyük saygı görmüşlerdir. Bilicilik tapınaklarının değeri,
önceden haber verdikleri olayların doğruluğuna göre artmakta veya
azalmaktadır. Apollon
Tapınağı da bilicilik mekanlarından biridir.
Kehanet
ocakları bilinmeyeni bilmeyi nasıl
başarmışlardır ?
Kehanet
ocaklarına yüzyıllar boyunca sayısız insan
danışmaya gelmiştir. Bunların arasında
Krallar, komutanlar, ünlü kişiler olduğu
gibi, çobanlar ve köylülerde vardı.
Danışılan konular ise en yüce devlet
işlerinden, en önemsiz , kişisel sorunlara
dek çeşitlilik gösteriyordu.
İnsanlar akın akın onlarca gün uzaklıktaki
yollardan gelerek bilici tanrı ve
kahramanlara danışmayı göze alıyorlardı.
Kehanetcilerin sırları
-
Politik
meseleler : Politik konularda
verilen öğütlerin gerçekleşme olasılığı
daha yüksek olmuştur. Buda sanıldığı
kadar gizemli bir olay değildir.
Kutsal bilicilik yerlerinde bulunan
görevliler, hergün Yunan dünyasının
dörtbir yanından gelen Krallar,
komutanlar, önemli devlet adamları vb.
kişileri dinliyorlar, onların en
yakınlarına bile açmadıkları
düşüncelerini ve - veya devlet sırlarını
öğreniyorlardı. Böylece hafiye
göndermeden bulundukları yerden devlet
ve üst düzey idare konusunda her türlü
sıra ulaşıyorlardı. Ve bu olayları
yorumlayarak , kral veya devlet
adamlarının sorularına sonuca en yakın
cevapları verebiliyorlardı.
-
Anlaşılması güç ifadeler kullanmak :
Kehanet ocakları açık yanıt vermekten
daima kaçınmışlar ve anlaşılması güç
ifadeler kullanmaları ile
ünlenmişlerdir. Verdikleri cevaplar çift
yönlü olabildiği kadar, tamamen kişinin
kendi yorumuna görede şekillenebilecek
biçimde de olabiliyordu.
örnek: Kroisos'a , Pers
Krallığına saldırmakla büyük bir
imparatorluğu yıkacağı söylenmişti. Buna
güvenerek savaşa giren Kroisos yenildi.
Ama kehanet doğru çıktı. çünkü sonuçta
bir imparatorluk ( Kroisos'un
imparatorluğu ) yıkılmıştı.
|
Kaynaklar
Eskiçağda Ege Bölgesi
George E. BEAN
Fotoğraflar : Eyüp Gölebatmaz - Serdal Bayraktar |
| |
|
|